Yaşar Güler’den S-400 ve KAAN Açıklaması Geldi
Yaşar Güler’in S-400 ve KAAN Açıklamaları:
Savaş Uçağı Tedariki ve KAAN Projesi:
“Türkiye’nin savaş uçağı tedarik ve güçlendirme yaklaşımı, tek bir projeye indirgenmiş bir süreç değil; hava gücünün sürekliliğini, caydırıcılığını ve stratejik özerkliğini esas alan bütüncül bir planlamanın parçasıdır. Bu çerçevede F-16 süreci, Türkiye açısından geçiş döneminin yönetilmesine yönelik tamamlayıcı bir adım olarak değerlendirilmiş, süreç belirli bir aşamaya ulaşmıştır. Eurofighter Typhoon tedarikine yönelik temaslar da çok katmanlı ve esnek planlamanın bir parçası olarak sürdürülmektedir. Ülkemizin asıl ve stratejik önceliği, yerli ve milli imkânlarla geliştirilen KAAN projesidir. Türkiye hava gücünde dışa bağımlılığı kalıcı biçimde ortadan kaldırmayı hedeflemekte; KAAN da bu hedefin temel dayanağını oluşturmaktadır.”
“Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği üzere, Türkiye’nin F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin ve NATO güvenliğinin güçlendirilmesi bakımından önemli. F-35 uçağının teknolojik kabiliyetlerine gelince; harekât için büyük önem taşıyan elektronik harp paketleri özgün olarak işlenebilmekte ve geliştirilebilmektedir. F-35’in teknoloji ve işletme yapısı çerçevesinde gündeme getirilen ‘operasyonel bağımlılık’ tartışmaları yakından takip edilmektedir. Türkiye, hiçbir platformda kendi karar alma yetkisini ve operasyonel esnekliğini sınırlayacak bir bağımlılığı kabul etmez.”
S-400’ler İçin Tek Başına (Stand-alone) Kullanım En Makul Çözüm
“Hava savunma sistemleri şu an bütün ülkelerin öncelikli güvenlik ihtiyacıdır. S-400’ler bizim o dönemde ulusal hava savunma ihtiyacımızı karşılamak için tedarik ettiğimiz bir sistemdir. Biz bu sistemi tedarik ettikten sonra, NATO sistemleri ile entegre etmeden tek başına (stand-alone) kullanma konseptimizi ABD’li muhataplarımıza bildirdik. Sonuç itibarıyla, biz hâlen bu fikrin en makul çözüm olduğunu değerlendiriyoruz. Öte yandan, ABD makamlarıyla F-35’e yönelik görüşmelerimizi de sürdürmeye devam ediyoruz. F-35’lerin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunmasının sadece ülkemizin güvenliğine değil NATO’ya ve bölgemizin istikrarına da önemli katkılar sağlayacağını her fırsatta vurguluyoruz. Bununla birlikte, dışarıya bağımlılığı asgariye indirecek milli projelere hız vererek, birçok milli savunma sistemini envanterimize katmaya devam ediyoruz. Korkut, Hisar-A, Hisar-O ve SİPER hava savunma silah sistemlerinden sonra ANKA-3, KIZILELMA, HÜRJET ve KAAN gibi insanlı/insansız hava platformları envanterimize girmesine gün saydığımız projelerimizdir.”